Saturday, December 25, 2004

MİRZE ELEKBER SABİR ve "YA LİL'ECEB" ŞİİRİ ÜZERİNE


Ya Reb nedir bilmem sebeb
Yok gözleyen irzü edeb
Mollalar olmuş pul teleb
Böyle eşitdik ceddü eb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb

Yüz mekrü fitne saldılar
Mali ibad aldılar
Her yane gitsen çaldılar
Nef'i cibişdan leylü şeb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb

Allahü peygamber iman
Hem de ziyaretgah tamam
Mollaya mal olmuş balam
Lal ol deyir terpetme leb
Ya lil'eceb Ya lil'eceb


Azerbaycan edebiyatının zirvelerinden Mirze Elekber Sabir (1867-1911) için çok şeyler söylenebilir. Amma biz, Hophopname'yi (1) Türkiye'de Türk alfabesiyle yayınlayan Prof. Dr. A. Mecit Doğru'nun Sabir Hakkında adlı yazısının son paragrafı ile yetinelim:

"Kafkasya hakkındaki bilgisizliğimiz, Kutadgubilig, Divani Lügatüt Türk ve Ali Şir Nevaili Türkistan ile Anadolu arasında kurulması gereken bir köprüden yoksun olmaya benzer. Bunu kurmak için en azından, Türk edebiyatında müstesna bir yeri olan Sabir'i orta öğretim programına koymak ve araştırıcılara konu olarak vermek gerekir."

Ve gelelim şiire. Bir taşlama (2). Zaten Sabir de özellikle taşlamalarıyla tanınır, sevilir. Uzun uzun korkusuzluğunu ve kahramanlıklarını anlattıktan sonra

Ay dadaş, vallahi, tallahi, billahi
Harda müselman görürem gorhuram (3)

diye yobazlardan dert yandığı Gorhuram adlı şiirini duymayan azdır herhalde. Esin Afşar söylerdi bir zamanlar.

Sakın mollalardan, müselmanlardan şikayet ediyor diye Sabir'i zındığın, kafirin biri sanmayın. Gelin, kendisini kafirlikle suçlayan Şirvanlılara dediklerini dinleyin bir de:


Sabir ve Şirvanlılar (Çizen: Ezim Ezimzade)

Eşhedü billahi eliyyül azim
Sahibi imanem a Şirvanlılar
Yok yeni bir dine yeginim benim
Köhne müselmanam a Şirvanlılar

Şieyem emma ne bu eşkalden
Sünniem emma ne bu emsalden
Sufiyem emma ne bu ebdalden
Her seven insanem a Şirvanlılar (4)

Evet! Sabir müslümandır amma yobaz değildir. Yobazların ülkesine verdiği zararın bilincindedir. Yobazlarla savaşmak Sabir için adeta imanın şartlarından biridir. Modern bir okul açmış, modern bir okulda öğretmenlik yapmış ayrıca bu konuda çok sayıda şiir yazmıştır.

Sabir'in şiiri ile ilk karşılaştığımda Aziz Nesin'e benzetmiştim. 15 Eylül 2003 günü kaybettiğimiz Azeri dostum Yılmaz Esad Verdiyev hocam ise "Mehmet Akif'e benzetilmeli" demişti. Ben Sabir için bu kez de "Aziz Nesin - Mehmet Akif Sentezi" diyeyim. Bakalım Yılmaz hocam ne diyecek?

Taşlamalarının yanında Sabir'i bir efsane yapan faktörlerden biri de Molla Nesreddin (5) dergisidir. Molla Nesreddin dergisini uluslararası bir efsane yapan faktörlerin başında ise Sabir'in şiirleri ile Mirza Celil Memmedguluzade'nin olağanüstü editörlüğü gelir.

Ya lil'aceb, hayret ve şaşkınlık ifade eden bir deyim. Bu şiirde de Sabir mollalardan şikayet ediyor. Şikayet edecek bir makam bulamadığı için de en yüce makama Tanrı'ya yöneliyor:

"Nedir bunun sebebi? Mollalarında ne din var, ne iman. Tek dertleri para. Eskiden de böyle imiş, bugün de böyle. Fitne onlarda, hile onlarda. Köyde, kentte, her yerde soyup soğana çevirdiler milleti. Allahı peygamberi dini imanı dillerinden düşürmüyorlar. Mübarek yerleri de ziyaret etmişler*. Hem hocalar, hem hacı; amma zavallı çocukları mahfediyorlar. Ne ağız açtırıyorlar gariplere ne göz. Nedir bunun sebebi Ya Rab! Sen yaratmadın mı bu mollaları? Nasıl yarattın bunları böyle? Şunlara biraz din, iman, insaf, akıl, fikir, anlayış versen olmaz mı? Yeter artık! Bıktık, usandık! Kurtar bizi bunlardan Ya Rabb!"

Bu şiire taşlama demek pek doğru değil. Çığlık demek daha doğru olur bence. Tam da okullar açılırken, tam da Türkiye müselmanları ile YÖK silahşörlerinin büyük bir savaş yaşadıkları bu günlerde nerden de karşıma çıktı ki bu şiir? Ya lil'eceb!

Sakın bu savaşın mağlubu da öğrenciler ve millet olmasın,
Azerbaycan'daki gibi.

***

Acizane bir çeviri (?) denemesi daha.
Her ne kadar sürç-i lisan ettim ise
Affola

***

YA LİL'ACEP

Para ister dururlar hep
Ne namus var ne de edep
Ya Rab nedir bilmem sebep
Her mollan sanki bir merkep
Ya lil'acep Ya lil'acep

Gece gündüz hep soydular
Ne bıktılar ne doydular
Bilmem nereye koydular
Delik hem cepken hem de cep
Ya lil'acep Ya lil'acep

Din de onda iman da
Hacıdır (6) aynı zamanda
Onun aklı yok şeytanda
Mezbahaya döndü mektep
Ya lil'acep Ya lil'acep






DİPNOTLAR

1-Hophopname: Sabir'in Molla Nesreddin dergisindeki şiirlerinin çoğu Hop-Hop imzası ile yayınlanmış,. ölümünden sonra da şiirleri Hophopname adlı bir kitapta tgoplanmıştır. Azerbaycanda bir çok baskı yapan Hophopname Türkiye'de 1975 yılında Prof. Dr. A. Mecit Doğru tarafından yayınlanmıştır. Acaba, Doğru hoca, yayınlayacak yayınevi bulamadığı için mi kendi yayınlamıştır Hophopname'yi, yoksa bu onuru başkalarıyla paylaşmak istemediği içinmi? Hep merak etmişimdir. Ya lil'acep şiiri bu kitabın 367. sayfasından alınmıştır..

2- Azeriler satirik şiir diyorlar

3- Ey kardeş, nerde bir müslüman görsem, korkuyorum

4- Ey Şirvanlılar! Vallahi ben de iman sahibi biriyim. Yeni bir din edinmişliğim falan yok. Sizler gibi eski, eskiden beri, anamdan doğduğumdan beri müslümanım ben de. Şia'yım amma bu şekil değil. Sünni'yim amma bu emsal değil. Sofi'yim amma bu abdal gibi değil... Şiirin ilk dizesi Azerilerin iftiraya uğradıklarında kullandıkları bir tepki sözü. Biz nasıl o durumlarda -Allah inanı kuru iftiradan saklasın -Valla billa iftira, iki gözüm önüme aksın ki iftira... diyoruz; onlar da, Eşhedü billah eliyül azim diyorlarmış"

5- Molla Nesreddin: Azeri edebiyatının efsane dergisi. Mirza Celil Memmedguluzade tarafından kuruldu ve idare edildi. Yazdıkları, sadece kuzey ve güney Azerbaycanlarda değil İran'da, Osmanlı ve Rus imparatorluklarında da yankılandı. Türkçe, eğitim, kadın, işçi ve insan hakları derginin yazar ve çizerlerinin en önemli temaları idi. Dergi yazar ve şairleri kadar çizerleri ve çizdikleri ile de ünlüydü. Derginin ve sahibinin 1920'den sonra başına gelenleri ne siz sorun...

6- Şiiler kendileri için kutsal merkezleri ziyaret ederler. Meşhed'e gidenler Meşhedi, Kerbela'ya gidenler Kerbelayi olurlar.

ŞİİR İÇİN BİR KÜÇÜK SÖZLÜK

Irzü edeb: Namus ve edep
Pul teleb (etmek): Para istemek
Ceddü eb: Dede ve torun
Ya lil'eceb: Ne tuhaf, ne acaip, hayret
Mekrü-fitne: Hile-fitne
Mali ibad: Mal-mülk
Her yane: Her nereye, hangi yöne, her yerde
Nef'i cibişdan: [Nef'i: Yararlı, yararına; Cib: Cep; Cibiş: Cep (argo); Sabir burada halkın cebinden mollaların cebine para akışına, güncel deyiş ile hortumlamaya işaret ediyor. Nef'i cibiştan konusunda ve başka pek çok konuda beni aydınlatan Fatma Verdiyev hanımefendiye ve rahmetli eşi Yılmaz Hocama minnettarım.]
Leylü şeb: Gece-gündüz
Bala: Çocuk
Lal: Dilsiz; Leb terpetmek: Konuşmak, dudakları kımıldatmak.